Afganistan’da aslında neler oluyor? Afgan aktivist CNN TÜRK’te perde arkasını anlattı

“YAĞMA VE ŞİDDET OLAYLARI AZALDI AMA TEHDİT SÜRÜYOR”

Hilken Doğaç Boran: Afganistan’daki güvenlik durumu nedir? Güvende hissediyor musunuz?

Pashtana Durrani: Geçtiğimiz birkaç günde güvenlik yeniden tahsis edildi diyebilirim. Artık daha az yağma, tehdit, insan kaçırma vs. var. Ama halk böyle olayları resmen bildirmekten de korkuyor. Aynı zamanda birçok hikaye duyuyoruz. Taliban adı altında kapı kapı gezip evlerdeki her şeyi alanlar olduğu iddia ediliyor. Taliban’ın bunu yaptığı vakalar da var, bunları doğruladık ama hepsi aynı değil. Genel olarak güvenlik durumu iyi. Ama yağma olayları sürüyor. Taliban’ı bırakın Taliban numarası yapanlar var. “Bunu yapmıyoruz” diyorlar ama yapıyorlar.

“TALİBAN KADINLARA HAKLARINI VERMEDEN GÜVENMEM”

Hilken Doğaç Boran: Taliban’ın iddia ettikleri gibi değiştiğine inanıyor musunuz? Bir Basın toplantısı yaptılar biliyorsunuz. Değiştiklerini, kadınlara haklar tanıyacaklarını söylediler. Ne düşünüyorsunuz?

Pashtana Durrani: Bence PR anlamında değiştiler. Artık daha iyi PR yapıyorlar. Çok iyi İngilizce konuşan kişiler bulmuşlar. Ama kadın hakları ve eğitimden bahsediyorlar. Herat’taki kadınların, Kandahar’da özel okullardaki kızların eğitim görmesine izin verdikleri zaman laflarına inanırım. Kadınlar işe gitmeye başlarsa onlara güvenirim. Ama şu anda onlara güvenmiyorum.

Hilken Doğaç Boran: Kadın hakları konusunda bu kadar zorlukla kazandığınız haklarınızı koruyabileceğinizi düşünüyor musunuz? Düşünmüyorsanız bu konuda ne yapmayı planlıyorsunuz?

Pashtana Durrani: Bakın o ya da bu şekilde denemek zorundayız. Çalışmayı bırakamayız. Okulları kapatırlarsa çevrimiçi okullar açarız. Bunun için stratejimiz hazır. Farklı çözümler üzerinde çalışıyoruz. Afgan kadınının sesini dışarı taşıyıp, duyulduğundan emin olacağız. Taliban sırf başa geldi diye istedikleri her şeyi yapacaklar demek değil. Bu ülke sivillerden oluşuyor. Ve onların bize hizmet etmesi, bizim onlara hizmet etmememiz için her şeyi yapacağız. Sırf savaş yoluyla tüm devlet dairelerini ele geçirdiler diye her şeyi onların eline bırakmayacağız. Şahsen ders verdiğim kızların okuması, seslerini duyurması ve çalışabilmesini sağlamak için planlar yapıyorum.

“HEDEF ALINSAM DA DİRENECEĞİM”

Hilken Doğaç Boran: Bu bahsettiğiniz muazzam bir girişim. Bulunduğunuz yerden bunu yapabilmekte büyük cesaret ister eminim. Ama ya bu yüzden hedef alınırsanız? Bu işi ne kadar ileri götürmeye hazırsınız?

Pashtana Durrani: Bakın şu anda tüm kadınların sırtında zaten hedef var. Ülke uluslararası basında da geniş yer buluyor. Bu yüzden bu platformu kullanmak zorundayız. Dünyanın gözü buradayken bunu değerlendirip Taliban’a kadın hakları ve eğitim haklarını kabul ettirmeliyiz. Etmezlerse bir şekilde direnmek zorundayız. Kanada Taliban’ı resmen tanımayacağını söyledi mesela. Taliban bu açıklamadan sonra stratejisini gözden geçirmek zorunda kalır mesela. Çünkü Afganistan dış yardıma muhtaç bir ülke. Yardım olmazsa sefalet olur. Yardım alabilmek için kadın haklarını kabul etmek zorundalar. Eğer etmezlerse o zaman da hükümetleri resmen tanınmamalı. Hükümet dediğiniz kapsayıcı olmalı. Toplumu temsil etmeli. Eğer toplumun yarısını yok sayıyorlarsa o zaman ne anlamı var ki? Şahsen hedef alınsam da direnmeye devam edeceğim. Başka yolumuz yok. Etraflarından dolaşamayız. Mecburen ittireceğiz.

“TALİBAN KABİL’DE ÖZGÜRLÜKÇÜ GÖRÜNMEYE ÇALIŞIYOR”

Hilken Doğaç Boran: Taliban yönetimi devraldıktan sonra durumun düzelmeye başladığını söylediniz. Ama büyük şehirlerde olmasa da Uluslararası basının erişemediği vilayetlerden birçok zulüm haberi geliyor. Bu konudaki görüşleriniz nedir? Taliban sizce büyük şehirlerde ve vilayetlerde farklı mı davranıyor? Burada ikili mi oynuyor?

Pashtana Durrani: Evet kesinlikle. Bunu sorduğunuz için teşekkürler. Kimse bundan bahsetmiyor. Kabil’de gördüğünüz Taliban’ın lider kadrosu. Çok esnekler. Normal, liberal ve kapsayıcı görünmek istiyorlar. Ama vilayetlerdeki Taliban milisleri bambaşka insanlar. Silahlarını halkın gözüne sokuyorlar, halka emir vermeye, kurallarını dayatmaya bayılıyorlar. Geçmişte de bunu yapıyorlardı, şimdide böyle bir ikili oyun dönüyor. Kabil’de kadınların eylem yapmasına izin veriyorsanız Herat’ta kızların okula gitmesine neden karşısınız? Ya da Kandahar’da kızların özel okula gitmesine neden izin vermiyorsunuz? Bunların hepsi farklı senaryolar, hepsini anlamalıyız. Kabil’de kızlar okula gidiyor ama Herat’ta kadınlar Üniversite’ye alınmıyor. İkili bir oyun bu. Uluslararası basın da Kabil’de olduğu için herkes “baksanıza ne kadar da özgürlükçüler” diyor. Ama vilayetlerde durum oldukça farklı.

“ÇEKİLMEK UĞRUĞUNA ÜLKEYİ KAOSA SÜRÜKLEMEK OLMAZ”

Hilken Doğaç Boran: Birçok kişi uluslararası kamuoyunun Afgan halkını Taliban’ın ellerine terk ettiğini düşünüyor. Özellikle de ülkeyi ele geçirmeleriyle birlikte. Siz ne düşünüyorsunuz? Uluslararası kamuoyuna ne mesaj vermek istersiniz?

Pashtana Durrani: Uluslararası kamuoyu Doha anlaşmasını meşrulaştırarak bizi terk etti. Taliban’ın sivilleri katletmesini meşrulaştırdılar. Yozlaşmış Afganistan hükümetinin sivilleri suiistimal etmesini meşrulaştırdılar. Ülkeden çıkmak pahasına her şeyin önünü açtılar. Afganistan halkını geride bıraktılar. Onlar yüzünden ıstırap çekiyoruz, kan döküyoruz. Bunların hepsi çok önemli. Askerlerini ülkeden çekmelerine takılmamalıyız bence. Geçmişte de sahada askeri varlıkları yoktu ama Afganistan şehirleri domino taşları gibi düşmüyordu. Şunu anlamalıyız: Taliban, yabancıların varlığını kullanarak saflarını genişletti. Bu bizim için kötü bir durum. Yabancı askerler bu durumu kontrol altına alabilmek için çok önce çekilmeliydi. Bu yeni Taliban askerlerinin motivasyonunu da kırardı. Sahada asker olması çok bir şey ifade etmiyor. Taliban ile anlaşmayı meşrulaştırmaları çok daha endişe verici, çok daha korkunç oldu. Bunu yaptılar. Dünya liderlerinin bunu yapması beni üzüyor. Eğer insan haklarını savunduğunuzu iddia ediyorsanız, dünyaya liderlik etme gayeniz varsa, bir ülkeyi böyle kaosa terk etmek, sırf ülkeden çekilmek için birkaç saat içinde çökecek hale getirmek olur mu? Bu iş böyle yapılmaz.

“GANİ VE DANIŞMANLARI YILLARDIR ÜLKEYİ YAĞMALIYOR”

Hilken Doğaç Boran: Siyasi uzlaşmadan bahsettiniz. Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Eşref Gani Taliban Kabil’e girince kayıplara karıştı. Daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri’nde ortaya çıktı. İddialara göre yanında çantalar dolusu milyonlarca dolar var. Bu size neler hissettiriyor?

Pashtana Durrani: Afganistan’da da bunu yaptı ki. Resmen ülkeyi yağmaladılar. Tüm yardım fonlarını sömürdüler. Danışmanları da aynısını yaptı. Televizyonda gördüm hepsini. Hükümetinin, danışmanlarının ve sahadaki çalışanlarının yolsuz olduğunu unutmamalıyız. Ama aynı zamanda siyasi süreci de anlamalıyız. Önce demokrasi için lobicilik yapıp, sonra ülkeyi başkası ele geçirince cumhurbaşkanını yurt dışına kaçırmak demokrasiyle alay etmek demek oluyor. Seçmenle dalga geçmek oluyor. Ülkeyi sadece kaçtığı gün yağmalamadı yani. Düzenli olarak yıllardır bunu yapıyor. Bu süreçte tüm liderler aynı şeyi yaptı. Taliban savaşçıları sivilleri taciz ediyor, masumları öldürüyor. Liderlerimiz yolsuzluk içinde. Siyasi çıkarları için bir şekilde güce tutunmaya çalışıyorlar. Afganistan halkı da bu çekişmenin ortasında acı çekiyor.

Hilken Doğaç Boran: Bize zaman ayırdığınız, cesaretiniz ve bizimle kararlı duruşunuzu paylaştığınız için teşekkür ederim.

Pashtana Durrani: Ben teşekkür ederim.